Korona Virüsten Vefat Edenler İşte Böyle Gömülüyor

Tüm dünyada etkili olan yeni tip corona virüs salgını olan covid-19’dan Türkiye’de en fazla İstanbul etkilendi. Virüs nedeniyle yakınlarını kaybedenler

işlemlerinin dini ritüellere uygun olup olmadığı ve hangi mezarlıklara gömüleceği konusunda endişe duyuyor. İstanbul’da virüs nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlar için cenaze işlemleri, koruyucu tedbirler alınarak dini usullere göre yerine getiriliyor. Genellikle defin işleminin hızlı olması için Kilyos ve Baklacı mezarlıkları tercih ediliyor.

Corona virüs nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşların defin işlemi İstanbul’da Kilyos ve Yukarı Baklacı Mezarlıklarında yapılıyor. Yakınlarının daha sonra mezarlığı taşıyabileceği düşüncesiyle, cenazeler gasilhanelerde yıkandıktan sonra kefenlenip torbaya konulduktan sonra tabutla defnediliyorlar.

Ayrıca defin işleminin hızlı olması kaydıyla, aile mezarlığıyla talep edilen mezarlıklarda yer sorunu yoksa, defin işlemi bu mezarlıklara da yapılabiliyor. Corona virüs nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşların cenazelerinin yıkama işlemi kentteki büyük gasilhanelerde gerçekleştiriliyor.

Cenazeler ailelerin ilerde mezarı taşıyabileceği düşüncesi ile tabut ile defnedilirken, cenazelerin yıkanma işlemi su dökülerek eski usule göre gerçekleştiriliyor. Cenazelerin yıkama işlemi bittikten sonra kefenlenerek, torbaya ardından tabuta konuluyor.

Corona virüsün bulaşma riskinden dolayı, hayatını kaybeden vatandaşların cenaze namazı genellikle cenaze işlemlerinde görevli personel tarafından kılınıyor.

Sarıyer’de 600 dönüm arazi üzerinde bulunan Kilyos Mezarlığına ilerde düzenleme yapılacağı da düşünülerek, bir dolu bir boş şeklinde defin işlemi gerçekleştiriliyor.

Mezarlıkların iş makineleri ile açıldığı Kilyos Mezarlığında görevli personellerin ifadesine göre, ilk kez cumartesi günü cenaze gelmemiş

Mezarlık ziyarete açık olduğu gibi, birçok vatandaşın mezar taşı veya tahtalarına şal ve eşarp bağladıkları dikkat çekiyor. Ayrıca mezar yapıcı firmalarla anlaşarak düzenleme yaptırılabiliyor.

Beykoz’da 30 yıllık Yukarı Baklacı Mezarlığına da son günlerde getirilen cenaze sayısında azalış olurken, ölüm raporunda “bulaşıcı hastalık” yazanlar ile normal ölüm vakalarının defin işlemleri farklı yerlere yapılıyor.

Defin işlemleri ailelerin taleplerine göre akşam vakitlerinde de gerçekleştirilebilirken, tabutla gömülen cenazelerin üzerine talebe göre defin işlemi gerçekleştirilebilmesi için daha derin ve geniş kazılıyor.

AA ekibinin mezarlıkta bulunduğu sırada da cenaze namazı kılındı. Cenazeye gelen yakınlarının virüs salgınına karşı koruyucu tulum, maske ve siperlik taktığı görüldü.

Yukarı Baklacı Mezarlığında birçok mezarın mezar taşları yada tahtalarına bağlı eşarp, şal, Türk Bayrağı, Galatasaray forması ve polis şapkası gibi eşyaların olduğu görüldü.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan İBB Mezarlıklar Daire Başkanı Ayhan Koç, Sarıyer Kilyos ve Beykoz Baklacı mezarlıklarıyla ilgili “Corona virüs Mezarlığı” söylemlerinin doğru olmadığını, söz konusu aşı geçen mezarlıklara uzun yıllardır defin işlemi gerçekleştirildiğini belirterek sözlerine şu şekilde devam etti:

“Mezarlıkların büyütülmesi dahi söz konusu değil. Buralar, mevcut var olan mezarlıklar. Defin işlemlerine hazır olabilecek durumda olan büyük çoğunluğu boş olan mezarlıklarımızdı. Kilyos ve Baklacı’yı belirlememizin altında yatan sebep hızlı şekilde defin sağlamak içindir.”

“Corona virüs mezarlığı diye bir şey yok. Yaklaşık 570 civarında mezarlığımız var ve hemen hemen hepsinde Kovid -19 virüsü sebebiyle vefat eden vatandaşlarımız defnediliyor.”

“Aile mezarlığı olmayanları ve talep edilen mezarlıklarda zor yer bulunabilecek olanları bu mezarlıklara defnediyoruz. Ancak aile mezarlığı ile talep edilen mezarlıklarda yer sorunu yoksa ve hemen gömebileceksek defnediyoruz. ‘Corona Mezarlığı’ ifadesi hoş olmayan bir algı.”

Koç, cenaze işleriyle ilgilenen gassal, şoför, imam gibi Mezarlıklar Müdürlüğü çalışanlarını sağlıkçılar kadar önlem alarak korumaya çalıştıklarını belirterek, çoğu kişi tarafından merak konusu olan dini vecibelerin yerine getirilip getirilmediği yönündeki konusundaki endişeler hakkında da, “Hangi inanca bağlı olursa olsun muhakkak gerekli dini vecibeleri, cenaze ritüellerini yerine getiriyoruz.” dedi.

Görevli personelin, İstanbul’un nerdesinde olursa olsun hayatını kaybeden vatandaşların haberini alır almaz harekete geçtiğini, cenazeyi aldıktan sonra gasilhaneye getirdiğini belirten Koç, “Gasilhanede yine virüs salgınından önce normal olarak yaptığımız işlemler ne ise aynısını yapıyoruz. Ölüden virüs bulaşma ihtimali sıfıra yakın.

Muhakkak temas lazım ve o temastan sonra da elleri bir şekilde ağza buruna götürmek gerekiyor. Bu pek mümkün değil. Sadece yıkama sırasında, salgısından ya da ölünün bedeninde var olan virüslerin bir şekilde sıçraması lazım.

Bu da ancak tazyikli suyla olabilir. Biz bunu kaldırdık. Eski usul suyu dökerek yıkama yapıyoruz. Yıkama ve diğer işlemler bittikten sonra naaşla ilgili hiçbir risk söz konusu değil. Hele gömüldükten sonra böyle bir tehlike yok.“ dedi.

“Burada defin istemiyoruz” diyen vatandaşlarla da zaman zaman karşılaştıklarını belirten Koç, “Sonuçta bu ölüler bizim. Biz Mezarlıklar Dairesi olarak şu anda bunların kimsesiyiz. Biz sahipleniyoruz.

Birçok aile bu süreçte kendi cenazelerine sahip çıkabilecek durumda değil. Birçoğu ya karantinada ya hastanede yatıyor veya korkudan yaklaşamıyor. O hiç tanımadığımız, ismini bile bilmediğimiz insanın kimsesi olmak zorundayız.

Bazılarının cenaze namazlarını personelimizle biz kılıyoruz. Gerçekten cemaat oluşmayabiliyor. Bizim için cenaze de düğün de önemlidir. Cenazede ne kadar çok cemaat varsa o kadar iyidir.

Ancak bu dönemde olmayacağını, olmaması gerektiğini de vatandaşlar anladı. Kimse de katılmak istemiyor aslında. ‘Son bir kez cenazemi göreyim, yüzünü görüp dokunayım’ diye bir talep de yok. Bu durum biraz daha içselleştirildi.” dedi.

Koç, defin sonrası taşınmasıyla ilgili de, talep olması halinde cenazenin taşınımı için yardımcı olduklarını, tabutla gömülmesinin nedenin de bu olduğunu söyledi.