Ayaklarınıza Bakın ve Sağlığınız Hakkında Söylediklerine Kulak Verin

Kimse bilmez ama ayaklarımız harika bir hastalık teşhis aracıdır ve çeşitli sağlık problemlerinin göstergelerini taşırlar. Ayaklarınızın size verdiği sinyalleri fark edebilmek birçok sağlık problemine erken teşhis koymayı kolaylaştırır.

Bilge Cafe olarak bizler ayaklarınızın sizlere göstermekte olduğu belirtileri derledik. Bu belirtilere dikkat ederek daha sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz.

Tüysüz Ayaklar

Çoğumuzun ayakları kıllıdır. Cinsiyetimiz ne olursa olsun. Eğer ayaklarınızın normalde olması gerekenden daha pürüzsüz olduğunu ve artık orda tüy çıkmadığını fark ettiyseniz, bu ciddi bir kan dolaşımı probleminin göstergesi olabilir.

Bu genellikle kalp ve damar hastalıklarından biri olan damar sertliğinin göstergesidir. Damarlarınızın sertleşmesine ve kan dolaşımınızın zorlaşmasına sebep olur. Eğer ki damar sertliği yaşıyorsanız kalbiniz yeterince kan pompalayamadığı uzuvlarınıza kan akışınızı oldukça azaltacak ve hayati organlara daha fazla kan pompalayacaktır.

Koilonychia veya Kaşık Tırnak

Koilonychia, tırnaklarınızın  anormal derecede ince ve içe doğru bombeli hatta kaşık şeklinde olmasına sebep olur. Tırnağınızın tam ortasında bir bombeleşme hissedersiniz ve bu bombelik zamanla kaşık şeklini alır.

Anemi hastasıysanız, yani demir eksikliğiniz varsa, bu dünyadaki birçok insan gibi başınıza gelebilecek bir durumdur. Tedavi edilmemiş demir eksikliği, yorgunluk, solgun cilt, nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş dönmesi, baş ağrısı gibi birçok önemli soruna sebep olabilir.

Demir eksikliği belirtilerini görmek için tıklayabilirsiniz.

Geçmeyen Yaralar

Ayaklarınızda ortaya çıkan ve iyileşmeyen veya oldukça geç iyileşen, egzama veya açık yaralar varsa, bu diyabet hastalığının göstergesi olabilir. Bu tip yaralara diyabetik ülserler denir. Zamanla kandaki yüksek şeker ve yağ seviyeleri sinirlerinize zarar vermeye başlar ve vücudunuz bu yaraları iyileştiremez.

Diyabet ayak ülserlerini farklı şekillerde etkiler ve bu yaraları tedavi ettirmeden kendi haline bırakmanın gerçekten çok ciddi sonuçları olabilir. Ne yazık ki diyabet hastaları bazen ayak ülserleri sebebiyle ayaklarını kaybedebiliyor. Sonu buna varmasa da çoğu ayak ülserinin iyileşme süreci uzun ve acılı oluyor.

  • İyileşmeyen açık yaralarınız varsa acil tıbbi yardım alın.
  • Mutlaka uzman bir doktor ile görüşerek diyabetinizi kontrol altına alın.

Soğuk Ayaklar

Çoğu insanın ayakları vücudunun geri kalanından daha soğuk olsa da gerekli bir sebep olmadan sürekli soğuk ayaklara sahip olmak tiroid bezinizin fonksiyonlarında bir bozulma olduğunun göstergesidir. Düşük tiroid aktivitesi yüksek homosistein seviyeleriyle ilişkilendirilir. Homosistein bir aminoasittir ve fazlalığı kalp hastalığı, zayıf kan dolaşımı ve damar sertliğine sebep olur.

Kan damarlarınızın ana besleyici maddeleri en uç noktalara ulaştıramaması bu aminoasidin aşırı birikmesine sebep olur. Ayrıca kan dolaşımınızın azalması kronik mantar hastalıklarına yakalanmanıza da sebep olmasıyla bilinir.

Sarı Tırnaklar

normal tırnak  –  mantarlı tırnak

Normalden kalın, sarı tırnaklar mantarların işidir. Tırnaklarınıza mantar yerleşmesinin ana sebebi hijyen eksikliğidir. Nefes almayan ayakkabılar giyiyorsanız, terleyen ayaklarınız zaman içerisinde mantarlar için harika yuvalara dönüşür.

Uzun süre terli çoraplar giymek ve kirli olduğu bilinen yerlerde çıplak ayakla gezmekte size mantar kaptırabilir. Eğer mantar kaptığınıza inanıyorsanız mutlaka doktorunuzla konuşun ve tedavi seçeneklerini gözden geçirin. Semtinizdeki eczaneye uğrayarak rahatça tedavi edecek ürünleri eczacınızdan temin edebilirsiniz.

Uyuşukluk

 

Diyabetin uzun dönem etkilerinden biri olan uyuşukluk sinirlerin etkilenmesi ve artık görevini yerine getirememesi sonucu oluşur. Sinirlerimiz beynimiz ve vücudumuz arasındaki iletişimden sorumlu mesajlar taşır ve eğer bu mesajlar gerekli yerlere ulaşmaz ise hissetme, görme, duyma, hareket etme gibi fonksiyonları gerçekleştiremeyiz. Bu sebeple, eğer sinirler zarar görürse, kendini çeşitli sebeplerle gösterebilir.

Kandaki yüksek şeker seviyeleri sebebiyle meydana gelen sinir hastalıkları, sinirleri besleyen kan damarlarında akan kanın yeterince besleyici olmamasından kaynaklanır. Sahip olduğu besleyici içeriklerin yetersizliği veya sinirlere ulaşan kanın yetersizliği bu duruma sebep olabilir. Besleyicilerden mahrum kalan sinirler zaman içerisinde liflerini kaybetmeye başlarlar ve ölürler.

Duyusal sinir hastalıkları dokunma duyusunu etkileyen sinirleri etkiler ve ağrı, acı, sıcaklık değişimlerini algılayamaz hale gelirsiniz. Genellikle ayaklar ve bacaklarda bulunan sinirler etkilenir ve his kaybı yaşayabilirsiniz. Bazı durumlarda kollarınız ve ellerinizdeki hissi de kaybetmeniz ihtimaller dahilindedir.

Eğer ayaklarınıza his kaybı yaşıyorsanız, karıncalanma veya uyuşukluk sadece üzerine oturduğunuzda değil de devamlı hale geldiyse, hatta sıcaklık değişimlerini algılayamama gibi sorunlar yaşıyorsanız mutlaka doktorunuzla görüşün ve tedavi olun.

Eklem Ağrıları

Eklem iltihabı, diğer adıyla romatoid artrit, bağışıklık sisteminizin vücudunuzu hastalıklara karşı korumak yerine kemik eklemlerine saldırması sonucu ortaya çıkar. Kemik eklem yerlerinin şişmesine, ağrımasına ve sonuç olarak kemik erimesine ve eklem deformasyonuna sebep olur.

Eklem iltihabından kaynaklanan iltihaplanmalar vücudun diğer bölgelerine de zarar verir. Modern ilaçlar bu hastalığı kontrol altına alabilse de bu hastalığın ileri sonuçları fiziksel engel sahibi olmakla sonuçlanabiliyor.

Eğer eklemlerinizin şiştiğini hissediyorsanız ve ağrılarınız şiddetleniyor ise mutlaka bir doktora görünün ve gerekli önlemleri alın.

Döküntülü Ayak

Ayak mantarı adıyla da bilinen parmak aralarında ve ayağınızın üzerinde oluşan döküntülü iltihaplı yaralar genellikle kırmızı, pul pul ve su toplanmış bir ayak derisi ile başlar. Atlet ayağı hastalığı dense de ayak hijyenine fazla dikkat etmeyen hemen hemen herkeste görülebilir.

Tinea pedis adıyla bilinen bulaşıcı bir mantar türü çıplak ayakla gezdiğiniz spor salonu duşları, yüzme havuzları hatta manikür pedikür ekipmanlarından bile bulaşabilir.

Herhangi bir mantar kremi ile kolayca tedavi edilebilir. Ancak bir yandan diyabet hastasıysanız veya zayıf bir bağışıklık sisteminiz varsa doktora görünmeniz iyi olur.

Çomak Parmaklar

Parmaklarınızın çomaklaşması ve soğan kabuğu benzeri görünüm alması ve yuvarlaklaşması genellikle altında başka bir sebep barındırır. Tırnaklarınızın yuvarlaklaşması, tırnağınızın yumuşaklaşması ve parmak uçlarınızın kırmızılaşması belirtilerden bazılarıdır.

Tam olarak neden çomaklaşmanın meydana geldiği bilinmese de, bazı hastalıklar kan dolaşımınızın normal seyrini bozarak buna sebep olabilir. Solunum sisteminiz ve akciğerlerinizden kaynaklanan sistemik bir rahatsızlığınızın göstergesi olabildiği gibi kistik fibroz, akciğer fibrozisi, bronşit, asbest semptomları olarak da kendini gösterebilir. Aynı çomaklaşma el parmaklarınızda da meydana gelebilir ve bu da farklı kanser çeşitleri, kalp problemleri, aşırı aktif tiroid, bağırsak iltihabı ve karaciğer hastalıklarının belirtisi olabilir.

Çomaklaşma belirtileri görürseniz ilk fırsatta doktorunuzla görüşmelisiniz. Altta yatan sebep oldukça ciddi olabilir. Geç kalınırsa tedavisi gerçekten zorlaşacak bir hastalığınız varsa erken teşhis bunun tedavisinin ilk ve en önemli adımıdır.

Renk Değiştiren Parmaklar

Renk değiştiren parmaklar Raynaud hastalığının en belirgin özelliğidir. Sıcaklık değişimlerinde veya stres sonucu parmaklarda renk değişmesi, uyuşma, üşüme gibi belirtileri vardır. Hastalıktan etkilenen bölgeler genellikle eller ve ayaklar olduğundan bu bahsettiğimiz belirtiler bu bölgelerde gerçekleşir. Kişi stresten arındığında veya sıcaklık değişimi ortadan kalktığında etkilenen bölge şişer kırmızıya döner ve kaşınmaya başlar.

Eğer ailenizde bu hastalığa sahip kimse varsa semptomları görmeseniz bile bir doktora görünmelisiniz.

Kırmızı ve Ağrılı Ayak Tabanı

Ayak tabanlarınızın kırmızılaştığını, ağrıdığını, bazen uyuştuğunu hissediyorsanız bu derin toplardamar pıhtılaşmasının belirtisi olabilir. Bu ciddi bir sorundur ve pıhtılaşan kan zaman zaman yerinden koparak akciğerlerinize, kalbinize doğru yol alıp hayati organlara kan akışını keserek ciddi sonuçlar doğurabilir. Ayağınız şişebilir ve ağrıyabilir ve mutlaka tedavi edilmelidir.

Eğer 50 yaşını aştıysanız ve ailenizde bu hastalığa sahip kişiler var ise doktorunuzla görüşüp kontrol ettirmelisiniz. Eğer belli alışkanlıklarınız varsa, bu sizi daha büyük bir tehdit altında bırakıyor. Örneğin, sigara kullanıyorsanız, aşırı kiloluysanız, kemik çatlağınız veya yeni bir sakatlığınız var ise veya düzenli doğum kontrol hapı kullanıyorsanız veya tüm gün oturarak çalışıyorsanız dikkatli olmalısınız.

Ancak Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsüne göre, tuhaf bir şekilde bu belirtiler vakaların sadce yarısında ortaya çıkıyor.

Genel belirtiler şu şekilde:

  • Ayak şişmesi, taban veya bilek şişkinliği
  • Etkilenen bölgede kramp ve ağrı
  • Etkilenen bölgede deri sıcaklığında ağrı
  • Etkilenen bölgenin kırmızıya ya da maviye dönmesi

Bu belirtilerden veya önceki bahsettiklerimizden birkaç tanesini yaşadıysanız mutlaka doktorunuzla görüşün. Kopan pıhtının ulaşacağı yerler kalp veya akciğerleriniz olması takdirde solunumunuzun durması veya kalp krizi geçirmeniz ihtimaller dahilindedir.

Ayakta Şekil Bozukluğu

Parmaklarınızın yan taraflarında ani ve şiddetli ağrılar yaşıyorsanız ve ayağınızın şeklinin zaman içerisinde bozulduğunu fark ediyorsanız gut hastası olabilirsiniz. Gut hastalarının vücudunda normalden daha fazla ürik asit bulunur ve eklemlerin etrafında ürik kristaller şeklinde birikir.

Gut hastalığının en yaygın tetikleyicisi susuz kalmaktır. Vücudunuz susuz kaldığında vücudunuzda biriken bu ürik asit normal insanlarda karaciğerden geçip kana karışması ve üreye dönüşüp atılması gerektiği gibi atılamıyor. Böbrekleriniz ilk etkilenen organlar olacaktır ve düzenli çalışamayacaktır. Bu sebeple vücudunuzda biriken ürik asit yukarıda bahsettiğimiz belirtilere sebep olacaktır.

Eğer tedavi edilmeden bırakılırsa, etkilenen eklemlerinizde kalıcı şekil bozukluklarına sebep olabilir. Gut hastası olduğunuzdan şüpheleniyorsanız mutlaka doktorunuzla görüşün. Olan ve olabilecek tüm semptomlardan kendinizi kurtarın.

Bahsettiğimiz hastalıkların herhangi birini daha önce yaşadınız mı veya bu semptomlar hiç başınıza geldi mi? Hala doktora görünmediniz mi? Başınızdan geçen tecrübelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!